Turist ishallerinde antibiyotik tedavisi
Yazarlar: De Bruyn G, Hahn S, Borwick A.
The Cochrane Database of Systematic Reviews 2006 Issue 3 Copyright © 2006 The Cochrane Collaboration. Published by John Wiley & Sons, Ltd.
Web adresi:
http:/ / www.cochrane.org/reviews/en/
ab002242.html
Alt başlık: Antibiyotik tedavisi turist ishallerinin süresini ve şiddetini azaltıyor.
Turist ishalleri özellikle gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere gelen turistler için sık rastlanılan bir sorun. Bu hastalık sıklıkla bir bakteriyel enfeksiyona bağlıdır. Ölümle sonuçlanması beklenmese de, ishal nedeniyle gezi planlarınız bozulabilir ve bulgular nedeniyle hayatınız zorlaşabilir.
Bu derlemede antibiyotik tedavisinin ishalin süresini ve şiddetini azalttığı görülmüştür. Antibiyotik alan kişiler daha fazla istenmeyen etkiler yaşasalar da, bunlar ya hafif seyreder, ya da antibiyotiğin bırakılması ile orta dan kalkar.
Giriş:
Turist ishali uluslararası sınırları geçen kişilerde sık görülen bir sendromdur. Oluşan ishal can sıkıcı olabilir ve tatilinizi berbat edebilir. Bakteriyel patojenler sıklıkla işin içindedir. Bu hastalığın süresini ve şiddetini azaltmak için birçok antibiyotik test edilmiştir.
Amaç:
Bu derlemenin amacı antibiyotiklerin turist ishalleri hastalığının süresini, şiddetini ve ilaçların yan etkilerini araştırmaktı.
Araştırma stratejisi (burada hangi kaynaklardan faydalanıldığı görülebilir).
Dahil etme kriterleri:
Bu derlemeye başlangıçta ishale neden olan organizmaların bilinmediği, kanlı olmayan ishal vakalarında rasgele yöntemle antibiyotik kullanılan 5 yaşından büyük vakaların incelendiği her dilden araştırmalar dahil edildi.
Veri toplama ve analiz:
İki derlemeci tarafından faydalanılan çalışmaların kaliteleri ve verileri değerlendirildi.
Temel sonuçlar:
Dahil edilme kriterlerine göre 20 yayımlanmış çalışma uygun bulundu. On iki tanesi plasebo kontrollüdür.
Bir metaanaliz yapmak mümkün olmadı. On çalışmada yer alan deneklerin plasebo ile karşılaştırıldığında antibiyotik kullanmaları sonucunda ishalin süresinde belirgin bir azalma saptandı.
İki çalışmada antibiyotik tedavisi alan deneklerde 24 saatlik yumuşak kıvamlı gaita çıkışında hafif bir azalma saptandı.
Altı çalışmada 72 saat sonunda ishalden kurtulanların sayısının daha fazla olduğu bildirildi.
İstenmeyen etkileri inceleyen beş araştırma vardı. Bu çalışmalarda da istenmeyen etkiler açısından çok değişik bulgular elde edildi. Antibiyotik alan kişilerde istenmeyen etkiler plasebo alanlara göre daha fazla görüldü.
Yazarların yorumu:
Antibiyotik tedavisi ishal süresini kısaltmakla beraber istenmeyen etkileri de artırmaktadır.
Cochrane sayfasında bu derlemede yer alan bilgiler bunlardı. Çocukların bakteriyel kaynaklı ishal olmadıklarını, viral gastroenterit geçirdiklerini kabul ettikten sonra, şu soru ile kar-şılaştım:”Tamam da, hiç mi bir şey verilmez?” Aklıma hemen probiyotikler geldi.
Enfeksiyöz diyarede probiyotik tedavisi
Allen SJ, Okoko B, Martinez E, Gregorio G, Dans LF
http://www.cochrane.org/reviews/en/ab003048.html
The Cochrane Database of Systematic Reviews 2006 Issue 3 Copyright © 2006 The Cochrane Collaboration. Published by John Wiley & Sons, Ltd.
Giriş:
Probiyotikler konağın sağlığı ve iyilik hali üzerinde faydalı etkileri olan mikrobiyal hücre preparatları veya mikrobiyal hücre içerikleridir. Probiyotikler akut enfeksiyöz ishalde hastalığın süresini ve şiddetini azaltmak için güvenli bir girişim olabilirler.
Amaç:
Enfeksiyöz olduğu sanılan veya kanıtlanmış ishallerde probiyotiklerin etkilerini değerlendirmek.
Araştırma şekli:
Cochrane Enfeksiyöz Hastalıklar Grubu çalışma kayıtları (2002), Cochrane Kontrollü Çalışmalar Kayıtları, MEDLİNE (1996 ile 2002 arası), EMBASE (1988 ile 2002 arası) tarandı. Aynı zamanda sahada çalışan kuruluşlar ve bireyler ve probiyotik üreten ilaç firmaları ile görüşüldü.
Dahil etme kriterleri:
Enfeksiyöz olduğu sanılan veya kanıtlanmışa akut ishali olan kişilerde özel bir probiyotik ajanı plasebo ile veya probiyotik almayanlar ile karşılaştıran randomize kontrollü çalışmalar dahil edildi.
Veri toplama ve analiz:
İki derlemeci bağımsız olarak çalışmaların yöntem kalitesini ve verilerini değerlendirdi.
Temel sonuçlar:
Toplam 1917 kişinin yer aldığı 23 çalışma incelenmiş.
Probiyotikler ishal riskini 3. günde (15 çalışmanın sonuçları) ve ortalama ishal süresini 30.48 saat (12 çalışmanın sonuçları) azaltmışlar.
Yazarların yorumu:
Probiyotikler akut enfeksiyöz ishalde yetişkinler ve çocuklar için sıvı tedavisine yardımcı olarak faydalıdırlar. Yine de, özel hasta gruplarında bazı probiyotiklerin kullanılmasını önerebilmek için yeni araştırmalara gerek vardır.
Bu bilgilerin üzerine eczaneye gidip, var olan probiyotiklerden birini aldım ve suda eriterek çocuklara içirmeye çalıştım; bilenler hatırlar, tadını pek beğenmediler. Su dışında başka bir sıvıda almadıklarından ve mevsimin en sıcak günlerini yaşadığımızdan, acaba “serum taksak mı?” diye öneren çocuk cerrahı eşime kanıta dayalı tıp ile cevap vermek istedim. Yine Cochrane imdadıma yetişti:
Çocuklarda ishale bağlı sıvı kayıplarını yerine koymada ağızdan sıvı ile intravenöz sıvı tedavisinin karşılaştırılması
Yazarlar: Hartling L, Bellemare S, Wiebe N, Russell K, Klassen TP, Craig W
The Cochrane Database of Systematic Reviews 2006 Issue 3 Copyright © 2006 The Cochrane Collaboration. Published by John Wiley & Sons, Ltd.
http://www.cochrane.org/reviews/en/ab004390.html
Özet:
İshale bağlı sıvı kaybına uğrayan çocuklarda kaybedilen sıvının yerine konması gerekir. Bu derlemede ağızdan veya damar içi sıvı verme tedavileri arasında önemli bir fark olmadığı gösterilmiştir.
Sıvı kaybının cilt kuruluğu, baş ağrısı, gözlerde çökme, baş dönmesi, konfüzyon ve bazen ölüme yol açmasına dehidratasyon denir. İshale bağlı sıvı kaybı görülen çocuklarda sıvı kaybı ya ağızdan veya burundan takılan bir tüp ile ya da intravenöz yoldan karşılanmalıdır. Bu derlemede incelenen 17 çalışmanın (bazıları ilaç firmaları tarafından desteklenmiş) kaliteleri çok iyi olmasa da kanıtlar ağızdan veya damar içi sıvı verme tedavileri arasında önemli bir fark olmadığını düşündürmektedir. Ağızdan sıvı tedavisi uygulanan her 25 çocuktan bir tanesinde intravenöz tedavi gerektiği görülmüştür. Ayrıca, Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen düşük osmolariteye sahip sıvıların kullanımı ile anlamlı olmamakla birlikte, daha düşük başarısızlık oranları gösterilmiştir. Hafif ile orta derecede sıvı kaybı olan çocuklarda ağızdan sıvı tedavisi ilk uygulanacak tedavi yöntemi olmalıdır. Bu tedavi başarısız olursa damar yolundan sıvı verilmelidir. Kanıtlara göre ağızdan sıvı tedavisine bağlı olarak daha yüksek oranda paralitik ileus görülürken, intravenöz tedaviye bağlı olarak daha çok flebit riski bulunmaktadır.
Damar yolu açmaktan vazgeçtikten sonra, ağızdan sıvı tedavisinin birinci basamakta ne kadar önemli olduğunu hatırlayıp, çocuklara bol bol sıvı vermeye çalıştık. İkinci gün akşamı ateşleri düştü, ishal kesildi. Üçüncü gün ise eski hallerine döndüler. Evet, işte Kanıta Dayalı Tıp böyle bir şey. Buyurun bakalım, siz olsaydınız ne yapardınız? Gelecek ay yeni örneklerle görüşmek üzere…
|